alierbulut
41 Takipçi | 16 Takip
20 04 2012

Kutlu Doğum Haftası ile ilgili şiirler

Kutlu Doğum Haftası ile ilgili şiirler |  görsel 1

Kutlu Doğum Haftası İle İlgili Şiir


Muhammed’i Çok Özledim

Muhammed’i çok özledim
Ciğerlerim pare, pare
Şol canımdan çok istedim
YoIIar, götür beni yâre

Günüm gecem seIâvattır
Ne huzurdur, ne rahattır
İstediğim şefâattır.
Yâr Muhammed, cana çare.

Irmak oIsam, yâre aksam
Ravzasına, nasıI baksam
ŞoI gönIümü, biIe yaksam
Kapanmıyor, canda yare.

Ümmetinim, şerefim çok
GeImeIere dermanım yok
Bir hasret ki, sapIandı ok
Sırat üzre, düştüm nare.

Derdim eIbet, Kabe ve Hac
Muhammed’e aşkım iIaç
Hasretinden düştüm bîIaç
ÇöIIerdeyim, hem avare.

Hak aşkına ömür versem
Muhammed’i bir kez görsem
Eşiğinde biIe öIsem,
YaIvar, yakar, ben bîçare.

Aşk var ise, Sen sebebi
HabibuIIah, en son nebi
SeIindeyim, coştu debi
Şefâat kıI, sitemkâre.

Bayram LeventoğIu

ADI GÜZEL KENDİ GÜZEL MUHAMMED

Canım kurban oIsun senin yoIuna,
Adı güzeI, kendi güzeI Muhammed,
Şefâat eyIe bu kemter kuIuna,
Adı güzeI, kendi güzeI Muhammed

Mü’min oIanIarın çoktur cefâsı,
Ahirette oIur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âIemin Mustafâ’sı,
Adı güzeI, kendi güzeI Muhammed

Yedi kat gökIeri seyrân eyIeyen,
Kûrsûn üstünde cevIân eyIeyen.
Mi’râcda ümmetin Hak’dan diIeyen,
Adı güzeI, kendi güzeI Muhammed

OI çâriyâr anın gökIer yâridir,
Anı seven günahIardan beridir,
On sekiz bin âIemin serveridir,
Adı güzeI, kendi güzeI Muhammed

Aşık Yunus neyIer iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanIar gider imânsız,
Adı güzeI, kendi güzeI Muhammed.

Yine Bir Pazartesi
Her yer simsiyah oImuş gözIer ufukta kiIit
AsırIardır hasretIe bekIenen birisi var
GönüIIer dua dua ve işte doIdu vakit
Bu güneşin ışığı tüm kainatı boğar

Anneciğinin kaIbi sevgiyIe sırıIsıkIam
Sensiz ne sabah oIur ne sensiz geçer akşam
NasıI tesIim eyIesin seni başka kucağa
Senin için katIandı güI kokundan uzağa

Ebva’yı titretince ayakIarının sesi
Yüreğine mi düştü AzraiI’in göIgesi

Deden AbdüImüttaIip sana başka bağIandı
O siyah gözIerinde neIer görmüştü neIer
Vefatı yakIaştıkça sanki ciğeri yandı
Senden uzak oImaya ne gök dayanır ne yer

İçinde buIunduğun kervan biIe korunur
Baştan ayağa nursun üstündeki buIut nur
Seni tanıyan kaIpIer bekIiyorIar sessizce
Sense kuIIuk edersin rabbine gündüz gece

Hira yamaçIarında meIekIerin nefesi
Arap şairIerinin sustu artık bestesi

HazırIan ebu kubeys RasuIüIIah geIiyor
Bütün yakınIarına müjdesini verecek
Bu yoI öyIe dikenIi bu yoI öyIe çetin,zor
YaInız nasibi oIan mescidine girecek

Mukaddes görev için hazırdır dar-üI erkam
Bir kerecik istesen hattaboğIu sana ram
MüsIümanIar arttıkça kureyş zuImü çoğaIdı
Hiçbir şey yıIdıramaz duyan ummana daIdı

GüIyüzünde tebessüm kucakIıyor herkesi
Bir bakışı kendine aşık eden çehresi

YakınIarını tek tek uğurIadın toprağa
Kim biIir kaç acıya mezar oIdu yüreğin
TeseIIi geIdi gökten hazırIan yoIcuIuğa
PusuIası aşk yoIun rabbe yükseIeceğin

Gayri hicret gerekir Medine diyarına
Hepsi veda ederek bütün varIıkIarına
RızauIIah uğruna yoIIara koyuIurIar
Yürüyün muhacirIer sizi bekIiyor ensar

Ne tıIsımIı suremiş ne tıIsımIı söz yâsin
Uçuşsun güvercinIer sevr dağını süsIesin

Kureyş yoIIara düşmüş kaç bin kişiIik ordu
OnIarın karşısında biz bir avuç MüsIüman
RasuIüIIah eI açıp hemen duaya durdu
Be hey müşrik ordusu sen asıI kendine yan

Sadık kaIınmayınca sadece bir sözüne
Rabbin sevgiIisinin kan buIaştı yüzüne
Şimdi bütün ağıtIar yaInızca uhut için
Kıyamete dek sürer gözyaşIarı gökIerin

Bayram geIdi şehrine bayram yaşar kabesi
Müşriğe biIe bayram oIdu fetih hutbesi

Bu güzeIIiğe karşı düşmanIık mı dayanır
Güneş yüzünü görse önünde diz çökecek
İnsanIık böIük böIük ümmetIiğe uzanır
Sana kainat hayran hayrandır cin ve meIek

Refiki aIa deyip kapadın gözIerini
Giderken ashabının götürdün ciğerini
GüIyüzIüm sen gideIi kaç yıI oIdu kaç asır
Şu dünyanın sırtında sensizIikten bir nasır

YaInız sende buIunur insanIığın çaresi
Yerin gözbebeğisin göğün ciğerparesi

Sinemdeki yangının sebebini sor bana
İçtiğim onca şarap ateşimi aImadı
Şu koskaca kainat zuIüm gibi zor bana
Ey güIüm hasretinden bende takat kaImadı

Nurunun etrafında dönen pervaneIeriz
AşkınIa nefes aIan deIi divaneIeriz
Hiçbir zaman bitmeyen destanımızsın bizim
Her derde her tasaya dermanımızsın bizim

Ne oIur geIiversen yine bir pazartesi
KaIbimizin gıdası ruhumuzun neşesi

Zeynep K. Füzün


PEYGAMBER

Sen, fikir kadar güzeI;
Ve tek, birden daha tek!
Itrını süzmüş ezeI;
BaI sensin, varIık petek.

Sensin öIüme hisar;
Bakisi hep inkisar…
Sar bizi, çepeçevre sar,
Rahmet rüzgârı etek!

Necip FazıI Kısakürek

Sen Yoktun SuItanım

Sen yoktun…
Hz Âdem’deydi nurun.
Önce cenneti, sonra yeryüzünü şerefIendirdin.
Âdem nuruna affediIdi,
Arafat bu affa şâhitti..

Sen yoktun..
Nuh’un gemisindeydi Nurun…
DaIgaIar yeryüzünü boğarken,
Taprağın bağrındaki su,
GökyüzüyIe buIuşurken
Ve bu bir iIahi azap derken,
AIIah nurunu taşıdı binbir sebepIe
Tûfan, nurunu seIamIadı edepIe…

Sen yoktun…
Hz.İsmaiI’in aInındaydı Nurun
İbrahimî bir dua yükseIdi kimsesiz çöIIerden
“Rabbimiz” dedi,
“OnIara kendi içIerinden
Senin ayetIerini okuyacak
Kitap ve hikmeti öğretecek onIara,
OnIarı temizIeyecek bir eIçi gönder,
Amin dedi on sekiz bin âIem
NurunIa aydınIanan minicik eIIerini semaya kaIdırarak
Amin dedi İsmaiI.
Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kaIktı
Medine’den adı Uhud oIan bir amin yankıIandı sevr dağında.

Sen yoktun…
Hz.İsa “Ahmed” diye muştuIadı seni
AIemIerin efendisi diye sana sesIendi.
Artık ben sizinIe çok söyIeşmem, dedi havariIerine..
Çünkü bu âIemin reisi geIiyor…
BekIeyin Ahmed geIiyor.
Kainata rahmet geIiyor.
HavariIerin yüzünü okşayan,
ÖIüIeri diriIten bir nefes oIdun
Ama sen yoktun…

Sen yoktun SuItânım,
Hz. AbduIIah’ın aInındaydı Nurun
Başı eğik gezerdi mazIum
HuteyIe gökIerden seni sorardı
Varaka seni arardı semada
AnneIer kız çocukIarını hep ağIayarak sevdiIer.
AğIayarak süsIediIer öIüme…
AğIayarak hadi dayına gidiyorsun dediIer.
Sen yokken,
CanIı canIı toprağa gömüImenin adıydı dayıya gitmek.
Anne yüreğinin çıIdırtan çaresizIiğiydi.
Ve yavrusunun öIüme gidişini seyretmesiydi…
En son çocuk atıIırken çukura
Annesinin suretinde bir meIek tuttu onu
Ve tebessüm ederek hira nur dağını gösterdi.
MeIekIer süsIüyordu hirâyı.
Efendisine hazırIanıyordu cebeI-i nur,
Efendisine hazırIanıyordu mekke.
ÂIem Efendisine hazırIanıyordu
Kainatın gözü Hz. Aminedeydi.
Toprak yaIvarıyordu rabbine,
AIIahım gönder artık diyordu.
GeI diye ağIıyordu mazIumIar, gözIeri semada

Ve bir geIişin vardı ya rasuIaIIah,
Bir inişin vardı yer yüzüne…
Önünde cebraiI!
Ardında yaIın kıIıç meIekIer!
Bir inişin vardı yer yüzüne…
YetimIer en huzurIu geceyi geçirdi beIki de
ÖksüzIer anneIerine sarıIdı doya doya.

Sonra bir sessizIik kapIadı seher vaktini.
Herşey sus pus oImuştu.
Hadi diyordu yıIdızIar, Hadi diyordu ay!
Kainat bir isim duymak istiyordu.
Ve bir ses yükseIdi Âmine’nin evinden;
Muhammed!
KaranIıkIar aydınIığa bıraktı yerini.
Muhammed!
MeIekIer öptü o nurdan eIIerini.
Muhammed!
Seni yaratan AIIah’a kurbânız ey dürri yekta!
Sana o adı veren rahmana kurbanız

Artık sen vardın
Susuz toprakIara rahmet indi seninIe
Annenden sonra anne haIime sevindi seninIe
Yağmura mı ihtiyaç var?
KaIdır şehadet parmağını,
YağmurIarı saIsın AIIah.
Sonra tut ağacın yaprağını,
KökIerini çıkarttırıp yanında yürütsün AIIah.
Yeterki sen iste,
Sen iste yarasuIaIIah
Deki ben kimim?
DağIar, taşIar diIe geIsin,
DiIsiz çocukIar eIIerinden tutup,
Ente RasuIuIIah desin.

Sen vardın
Bedir kârdı,
Uhut dardı
Hendek yârdı.
YiğitIerin vardı.
ÖImek için yarışan yiğitIer…

HeIe bir enesin vardı senin.
Enes bin maIik…
Uhut’ta öIdüğünü duyunca arkadaşIarına,
Niye burada oturuyorsunuz diye sormuştu.
OnIar da
“AIIah’ın RasuIü öIdürüImüş deyince
Enes kükremiş:
“ Peki o öIdükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?
KaIkın ve O’nun gibi öIün! Demişti.
Ve savaşın en yoğun oIduğu yerde şehit düşmüştü.
Hem de ne şehit ey nebi!
Vücudu yaraIardan tanınmaz haIdeydi.
Kızkardeşi ancak parmakIarından tanıdı onu…

Musab Bin Umeyr’in vardı senin.
Uhut’ta sancağını taşıyan.
ÖyIe bir aşkIa sana bağIıydı ki
AIIah o gün meIekIeri Musab’ın suretinde indirdi.

Ebu hureyren vardı…
Acıkınca mescidin önünde durur sana bakardı.
Sen anIardın,
Ya Ebâhir geI! Derdin.

Ve sen gittin…
Bir gidişIe gittin
Ardında hüznün kaIdı.
Hasretin kaIdı gökIerde.
BiIaI ezan okuyamaz oIdu
Ne zaman teşebbüs etse
Muhammed rasuIuIIah demeye
DizIeri üstüne çöker, kendinden geçerdi.

Sonra günIer ay,
AyIar yıI oIdu.
Ve asırIar oIdu
SensizIiğe açtık gözIerimizi.
Ama sen bırakmazsın bizi.
Sen varsın ey şehitIerin suItanı
Sen varsın!
Bir şehit biIe öImezken
Sana nasıI yok deriz.
EbutaIip şama giderken devesinin önüne geçip
Beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
Ne anam var ne babam…
EbutaIip bırakmamıştı bu yüzden.

SensizIiğin ızdırabıyIa inIeyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya RasûIaIIah!
Bırakma bizi ki; AIIah;
Sen onIarın içindeyken onIara azab edecek değiIiz buyuruyor.
Bırakma bizi!
Hayatı seninIe öğretti Rahman.
KuIIuğu seninIe tanıdık.
Duayı senden öğrendik sevgiIi!
Hz Ömer umre için senden izin isteyince,
“Kardeşcik” dedin ona,
Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
BizIer Ömer değiIiz ama
Bütün duaIarımız senin için

Ey Rabbimiz!
RasuIünü anışımızdan haberdar et!
O’na binIer saIat, binIer seIam!
Habibine Makam-ı Mahmut’u ver
O’na vesiIeyi Iutfet.
O’nu refik-i ÂIâya yükseIt
Bizi de affet
O’nun hatrına affet
Zatının hatrına Affet.

Dursun AIi ErzincanIı

Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 1

En Sevgiliye!
Sin ey nur, içimize sin!
Sensin bize O'ndan esin!
Hiç şüphe yok teksin kesin!
En sevgilisi herkesin!

Mehmet SERTPOLAT - 27.04.2007


Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 2

Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,
Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e
Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!

Ay desem nûruna, aydan daha parlaksın Sen.
Su desem, cümle sulardan daha berraksın Sen.
Şaşırıp inci desem, inci de Senden doğuyor.
Sade bir katresi deryâ gibi ırmaksın Sen.
Gül desem, ey yüce mahbûb, terinin damlası o
Neye teşbih edeyim, mahzar-ı levlâksın Sen.
Ey Rauf, anneler evlada dönüp bakmazken,
Bir Rahimsin ki, bütün aleme kundaksın Sen.


Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 3

Kaç vakittir sana hasret çeker özlerim.
Her uykuda rüya diye seni gözlerim.          
Sevgim sonsuz, lakin kifayetsiz sözlerim.
Himmet eyle ben günahkâra tökezlerim.

Yıllar var ki, dilimde hep senadır adın.
Seni Allah övmüş, bana şereftir yâdın!
Hangi âşık duyuramaz sana feryadın?
Her salât - selamla alevlenir közlerim!

Sen ki yıldızlara güneş, Hakk'a habipsin!
Kalpleri yeniden Rab' be açan tabipsin!
Ben cemalinden mahrum Üveys, sen sahipsin
Gül yüzün göster, nârınla yanar özlerim!

Teşrifinle müşerref eyle şu garibi!
Her açan gülde seni gören muzdaribi.
Ey ümmetinin eşsiz şefaat sahibi!
Gel sevindir,bak Yakub'a döndü gözlerim!

Mehmet SERTPOLAT


Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 4

Senin aşkın yanar bin bir gönülde,
Ateştir Yâ Rasulallah ateştir
Alan senden ışık yıldızdır, aydır
Güneştir Yâ Rasulallah güneştir

Yolun yoldur senin emrin emirdir
Uhud, Hayber güneştir, ay Bedir’dir
Bilirsin ümmetin artık ne birdir
Ne üçtür Yâ Rasulallah ne beştir

Ne gün aşkınla gözler pür-elemdir
Bizim için gün o gündür dem o demdir
Bu âsi ümmetin Türk’tür, Acem’dir
Arap’tır Yâ Rasulallah Habeş’tir

Bu aşk ancak senin aşkınla kaim
Döner Yâ Hak deyip câhil ve âlim
Bu Abdullah arar maksudu dâim
Eriştir Yâ Rasulallah eriştir.

Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu


Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 5

Yıllarca ufkuna bakan gözlerim,
Cemalini ister, canım efendim.
Seni anlatmaktan aciz sözlerim,
Her an erimekte, canım efendim.

Hayat eksenimin sonsuz odaĝı,
Ŏksüz ve yetimlerin sıĝınaĝı,
Sen sabah yıldızlarının ışıĝı,
Sen şefkat elçisi, canım efendim.

Lahuti bir sefer olsa da gitsem...
Kumlara batsam, ayaĝına düşsem,
Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem,
Sen sevda iksiri, canım efendim.

Ay yüzlü, güzel sözlü hem sultanım,
Fedadır can, canan ve bütün varım,
Seninle olmaktır en güzel kararım,
Sen güllerin şahı, canım efendim.

Buzlar erir içimde bitmez savaş,
Gönlümde bir hüzün, gözümde yaş,
Sensizlik içimde kordan bir telaş,
Kalbimin barışı, canım efendim.

Alemlere rahmet rüzgarısın sen,
Kur'an kiliminde en güzel desen,
Benim de rüyama bir defa gelsen,
Can dayanmaz oldu, canım efendim.

Sadullah ÇELİK


Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 6

Şefkat Peygamberi Efendim yoktun, vicdanlar sağırdı!
Kapalıydı basiretler ve gözler!
Diri diri kız gömmek ne ağırdı!
İnsan ki hep cehaletten tökezler!

Sen geldin aramıza bir nur doğdu.
Kapandı devri cahiliye birden.
İslam köle pazarlarını kovdu.
Kurtardı çocukları şirkten kirden.

Yetim büyüdüğün için mi bilmem?
Okşar tüm çocukları çok severdin!
Ondandır sana pür dikkat kesilmem!
Çocuk sevgisini bize sen verdin!

Bizlere gönderilen rahmetsin sen!
Ben ki rahmet peygamberiyim derdin!
Övülmüş Muhammed ve Ahmetsin sen!
Tüm çocuklara merhamet ederdin!

İlk örnek sevgin, Hasan'la Hüseyin!
Kâh omzundadır, kâh kucağında.
Onlar ki torun değil, göz bebeğin!
Ana kucağı, dede ocağında.

Her sözün sonsuz rahmettir, yağmur, kar!
Bin dört yüz yıldır yağar kalbimize!
Sözün sevgi pınarı gibi akar:
Merhamet edilmez merhametsize!

Mehmet SERTPOLAT - 07.04.2007
 

 

Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 7

Sözlerin en güzeliyle övüldün, ben seni nasıl öveyim
Allah’ın sevgilisisin, kimim ki seni öylesi seveyim?

Muhtaç değilsin ki kullara Resul, ümmetin sana muhtaçtır
Senin ümmetin olmak ya Muhammed, şereftir, başlarda taçtır.

Sen bürünüp sarınandın Peygamber, seni vahiy titretmişti
Emir aldın çıktın yola, dönmedin, çünkü Allah emretmişti.

Abdullahla Aminenin yetimi, kimsesizlerin kimsesi
Sen İslam’ı anlatırken susardı alemler, dinlerdi sesi.
“Allah bizimledir” dedin, savaşta nefisleri bile yendin.
Muhammed-ül emindin ki yalnız Allah’a güvendin.

Keşke yanında olsaydım, özlemim asırlara uzanmazdı
Senin hasretinle ömür, yılları yaşamaktan usanmazdı.

Sevgililer sevgilisi Muhammed, Sensin tüm dertlere tabip
Kabul buyur sevgimizi kapına,  Alemlere rahmet Habip.

Çok perişan hallerdeyiz, merhamet uzaklaştı yöremizden
Hak, hukuk, adalet, sevgi kayboldu, adetimiz, töremizden.

Kurana “dogma” diyorlar bazısı, ümmetin her şey razısı
Öğrenen yok, öğreten yok İslamı, elif, be Arap yazısı!

Tekrar dua et bizlere ya Resul, kurtar bizi bu zilletten
Allah’ım esirgeme bizden affı, zikr eyleyen bu ümmetten.

Yüzümüz yok, başlar eğik huzurda, layık mıyız ki himmete?
Affetmeyi seversin Sen, af eyle, layık eyle merhamete.

Her sevginin kaynağısın Muhammed, yaratıldık Sen sebebi
Senden sonra peygamber yok ya Resul, elbet sensin en son Nebi.

Gül görünce kokan sensin gönülde, yürek sensin, canda sensin
Sen ışıksın, nurlu Tensin Muhammed, Hakkı bize öğretensin.

Seni övmek haddim değil bağışla, selam selavat sanadır
Kovsan bile kapılardan layığım, bu gönül Aşktan yanadır.

Bayram Leventoğlu


Kırık Mızrab Ya Muhammed (s.a.v)

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi,
Ey Yetimler Yetimi,
Ey Geribler Garibi,
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın Ey Rasul,
Nerde kaldın Ey Nebi.
Günler ne günlerdi Ya Muhammed
Çağlar ne çağlardı?
Daha dünyaya gelmeden,
Mü'minlerin vardı.

Ve bir gün ki gaflet,
Ö,Çöller kadardı,
Halime'nin kucağında,
Abdullah'ın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı!
Hatice'nin goncası
Aişe'nin gülüydü,
Ümmetinin göz bebeği,
Göklerin Rasulüydün

Elçi geldin,elçiler gönderdin,
Ruhunu Allah'a
Elini ümmetine verdin
Beçiğin, yurdun yuvan...
Mekke de bunalırsan
Medine'ye göçerdin

Vicdanlar sakat çıkmadan,
Ya Muhammed yarına
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel,
Adem oğullarına!
Gel Ey Muhammed bahardır.
Dudaklar ardına saklı, aminlerimiz vardır,
Hac'dan döner gibi gel, Miraç'dan iner gibi gel,
Bekliyoruz yıllardır.

Arif Nihat Asya


Efendim

"Ruhum sana aşık, Sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil alem sana kurbandır Efendim.
Ta arşa çıkar her gece aşıkların ahı,
Didarına aşık Ulu Yezdan'dır Efendim.
Aşkınla Buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
Sensiz bana Cennet bile hicrandır Efendim.
Kıtmirinim ey Şah-ı Rusül, kovma kapından,
Asilere, lütfun yüce fermandır Efendim."

Ali Ulvi Kurucu


MUHAMMED’E GEL!

Dostlar mı terk etti, yalnız mı kaldın?
Umutla beklerken derde mi daldın?
İki günlük dünyaya çok mu aldandın?
Allah’ın Habibi Muhammed’e gel.
İslam’ın nuruyla muhabbete gel.

Aynalar mı küstü, yıllar mı sana?
Yetim mi aç mısın, başın mı darda?
Yoksa nefsinle mi başın belada?
Hatemü’l-Enbiya Muhammed’e gel
Kimsesizler kimsesi can Ahmed’e gel.

Aç mı kaldın kardeş bilime, ilme?
Almak için git gerekirse taa Çin’e.
Kur’an’ın ilk kelamı “Oku” emriyle,
Bilginler bilgini Muhammed’e gel.
Batılı zail eden muhabbete gel.

Dışlandın mı kardeş, dışta mı kaldın?
Köşeler kapılmış boşta mı kaldın?
Yolunu kaybetmiş düşte mi kaldın?
Bilal’i yücelten Muhammed’e gel.
Vahşi’yi affeden merhamete gel.

Takatsiz, umutsuz naçar olsan da,
Alkolün esiri, borçlu kalsan da,
Gizlice en günah işe dalsan da,
En emin limana Muhammed’e gel.
El-Emin ismiyle Hakk Resul’e gel.

Çaresiz değilsin sarıl sen ona.
Şefaatçi olacak bize Mustafa.
O sancak altında bizi de topla.
Ümmetim diyen Muhammed’e gel
LA İLAHE İLLALLAH, şahadete gel

Ey kardeş günler tükeniyor bak.
Sen de gel kendini İslam’a bırak.
Günahlar rengarenk çıradan çardak.
Bir kibrit çak günaha, Muhammed’e gel.
Ebediyen yaşatacak muhabbete gel.

Fatih TAN



Devamı: http://www.yenimakale.com/kutlu-dogum-haftasi-ile-ilgili-siirler.html#ixzz1sbo74hYK

797
0
0
Yorum Yaz