alierbulut
43 Takipçi | 16 Takip
23 05 2007

Canlılarda Besin Zinciri Şeması

 

EKOSİSTEM

Canlı varlıklar, canlı ve cansız çevreleriyle çeşitli karmaşık ilişkiler kurarak yaşamlarını sürdürürler ve böylece ekolojik sistemleri oluştururlar. Ekosistem olarak isimlendirilen bu karmaşık sistem “Belli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle devamlı etkileşim içinde olan canlılar ile bunların cansız çevrelerinin oluşturduğu bir bütün şeklinde” tanımlanır. Ekosistem = Kommunite (canlılar) + Cansız Çevre Büyüklüğü çok değişik olan tüm ekosistemlerin öğeleri ve işlevleri aynıdır, yani her ekosistem üretici tüketici ve ayrıştırıcılar şeklinde canlılarla, inorganik ve organik maddeler, fiziksel koşullar gibi cansız öğelerden oluşmuştur.

Canlı öğelerin başında üreticiler yani yeşil bitkiler gelir. Tüketicilere ise hayvanlar dahildir. Bunlar da 1. derecede tüketiciler (otoburlar) ve 2. derecede tüketiciler (etoburlar) iki gruba ayrılır. Canlı öğelerin son basamağı ayrıştırıcılardan (bakteri ve mantarlar) oluşmuştur. Bunlar ölü canlı parçalarını ayrıştırarak hayatlarını sürdürürler ve bu maddeleri canlıların yeniden kullanabileceği bir şekle sokarlar.
Ekosistemdeki madde ve enerji nakli organizmalar arasında görülen besin zinciri yoluyla olur. Besin zinciri ekosistemdeki canlılardan birinin diğerini besin olarak alması sonucu oluşan bir zincirleme olaydır. Bazı canlılar doğal enerjiden faydalanarak ürettikleri maddeleri besin zinciri yoluyla diğer canlılara vermek suretiyle enerji akışını sağlarlar. Enerji akışı iki aşamada gerçekleşir. Birinci aşamada yeşil bitkiler güneş enerjisini fotosentez yoluyla kimyasal enerjiye çevirerek besinsel ürünlerde depolar, ikinci aşamada ise hayvanlar bu bitkileri ve birbirlerini yiyerek gerekli enerjiyi sağlarlar, Yani otoburlar, yeşil bitkileri yiyerek organik maddeyi alır ve birkısmını enerji şeklinde kullanır, bir kısmını depolar. Karnivorlar (etçiller) ise otoburları ve birbirlerini yiyerek bu depolanmış organik maddeyi enerji üretimi, büyüme, gelişme ve üretimi için kullanır. Besin zincirinin son halkasını ayrıştırıcılar (parçalıyıcılar) oluşturur. Bunlar canlı artıkların (ceset, dışkı vb.) ayrıştırarak organik maddeleri, minaralleri tekrar toprağa iade eder. Bu minerallerde yeşil bitkiler tarafından kullanılır. Böylece tabiattaki madde döngüsü devam eder.

Besin zincirine örnekler:
1- Ot, fare, tilki, dağ aslanı (üç üyeli bir zincir)
2- Ot, çekirge, kurbağa, yılan, atmaca (dört üyeli bir zincir)
3- Yonca, dana, insan, (üç üyeli bir zincir)
İnsan genellikle besin zincirinin son halkasıdır. Tabiatta birçok küçük besin zinciri birbiri içine geçmiş durumdadır. İç içe geçmiş besin zincirlerinin tümüne besin ağı denir. Besin zinciri veya besin ağını oluşturan canlılar arasında bir denge vardır. Herhangi bir basamaktaki bir değişim hayvan populaşyonları arasındaki dengeyi bozar ve herhangi bir basamaktaki değişimi onun üzerindeki veya onunla beslenen basamağı etkiler, değişimlere hatta açlıktan ölüme sebep olur. Örneğin; fareler ortadan kalktığında bunla beslenen yılan, tilki çakal, yırtıcı kuşlar, baykuş gibi hayvanlar açlıktan ölür. Veya tersi bir durumda, ortamdaki yılın, tilki, çakal yırtıcı kuşlar, başkuş gibi hayvanlar ortamdan kaldırılırsa köyler ve kentler fare istilasına uğrar (Üç sene önceki Samsun ve Muğla’daki sıçan istilası gibi). Fare ve sıçanların çoğalmasıyla tarladaki sebzeye, meyveye verilen zarar arttığı gibi, veba, kuduz, tularemi, beyin zarı iltihaplanması, kolera, kanamalı sarılık gibi birçok hastalıkların yayılmasına sebep olur.
Kısacası zincirin bozulması, türlerden birinin azalmasına diğerinin çoğalmasına sebep olur. Bu dengenin bozulması ise besin ağının son halkası olan insanı her yönden etkiler ve insan soyunun geleceğini tehdit ederek, sonunda insan soyu da ortadan kalkabilir.

Ekosistemlerde yeşil bitkiler kendilerine gerekli olan maddeleri kendileri yaparak büyür ve gelişirler. Otçul hayvanlar (herbivor) bitkileri yer, etçil hayvanlar da (karnivor) otçul hayvanları ya da birbirlerini yerler. Ölü bitki ve hayvanlar, toprakta ya da su ekosisteminde elementlere ayrışır ve yapıcı organizmalar tarafından yeniden kullanılırlar. Böylece besin döngüsü bozulmadan sürer. Yani, tüm canlılar arasında besinsel bir ilişki bulunur. Bu ilişkinin bir şeması hazırlandığında, ortaya piramidi andıran bir yapı çıkar. Ekolojide bu piramide besin piramidi denir.

    BESİN ZİNCİRİ VE BESİN PİRAMİTLERİ    

  

 Besin piramidinin her bir üst basamağına geçişte kullanılan maddenin (besinsel madde) yalnızca %10’u aktarılır. Bu, alttaki besin yapısının en üsttekini desteklemesi için çok büyük olması gerektiği anlamına gelir. Örneğin, 1000 kg ot, yalnızca 100 kg tavşanı besleyebilir. 100 kg tavşan, yalnızca 10 kg tilkiyi besleyebilir. 10 kg tilki, yalnızca 1 kg kartalı besleyebilir. Elbette, bu örnek ekosistemde yaşayan tüm bitki, otçul ve etçil hayvanlar olmak üzere besin zincirinin en alt basamağından en tepesine kadar genişletilir. Bir ekosistemde yaşayan canlılar arasındaki bu besin geçişlerinin anlaşılması sayesinde, ekologlar, yalnızca bitkilerin durumuna bakarak, sistemde yaşayan tüketicilerin de miktarını tahmin edebilirler.
 
     

Canlılar Beslenme Ve Yaşama Şekillerine Göre Sınıflandırılır

Besin Zinciri


1.Beslenme Şekline Göre
Her canlı veya canlı grubunun yaşadığı üreyebildiği bir yeri vardır. Bir canlıyı bulabilmek için yaşadığı ortamı bilmek gerekir. Her canlı yaşadığı ortama mükemmel bir uyum sağlar. Bütün canlılar çevrelerindeki diğer canlılar ve cansızlarla sürekli alış veriş içindedir.

Canlılar ile cansız çevre eko sistemi meydana getirir. Eko sistemde bulunan canlılar üreticiler tüketiciler ve ayrıştırıcılardır.
Canlılar beslenme şekillerine göre 2 grupta incelenir

1-Üreticiler (ototrof canlılar)
Yeşil bitkiler fotosentezle besinlerini kendileri yapar ve depo eder.

2-Tüketiciler (Heterotrof Canlılar)
Üreticilerin hazırladıkları besinlerle geçinirler. Yani besinlerini hazır olarak alırlar. İnsanlar bütün hayvanlar mantarlar heterotrof canlılardır.

Otla beslenen hayvanlar (otçullar) yeşil bitkilerin fotosentez sonucu hazırladıkları besin Maddeleriyle beslenirler. Bunlar kendileri için gerekli yapı maddelerini ve enerjiyi yeşil bitkilerden sağlarlar. Koyun keçi inek at geyik zürafa v.b. otla beslenen hayvanlardır.

Etle beslenen hayvanlar (etçiller) otla veya etle beslenen hayvanları avlayarak beslenirler. Böylece güneş enerjisinden dolaylı olarak yararlanırlar. Aslan kaplan kurt kedi köpek şahin atmaca gibi hayvanlar etçil hayvanlardır.

Evcilleştirilmiş kedi köpek kuşların bir bölümü balıklar ayı kaplumbağa ve insanlar hem etle hem otla beslenirler.

Hem heterotrof hem de ototrof olan canlılar böcek kapan bitkilerdir. Bunlar böceklerle heterotrof beslenir. Fotosentez de yapabildikleri için besin üretebilirler. Azot ihtiyaçlarını böcekleri sindirerek karşılarlar.

Besin Zinciri
Bir bölgede yaşayan değişik türdeki canlıların oluşturduğu topluluğa komünite denir. Bir komünitede bulunan canlılar arasındaki besin-beslenme ilişkisine besin zinciri adı verilir.

Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar bir besin zinciri içerisindedir. Besin zincirinin en büyün enerji kaynağı güneştir. Yeşil bitkiler güneşten aldıkları enerjiyi bütün canlılar için gerekli olan besin yapımında kullanır. Bu sebepten yeşil bitkilere üretici hayvanlara da tüketici adı verilir.

Tüketiciler yeşil bitkileri yiyen sığır koyun keçi geyik gibi hayvanlardı. Diğer tüketiciler koyun inek keçi gibi hayvanları yiyen insan aslan kaplan gibi canlılardır. İnsanlar yeşil bitkilerle de beslenir.

Bu besin zincirinde enerji güneşten yeşil bitkilere bitkilerden koyun inek gibi hayvanlara ; en sonunda koyun ve ineği yiyen aslana aktarılır.

Tüm canlılar sonunda ölür. Ayrıştırıcılar (çürükçül bakteriler ve mantarlar) ölü organizmaları parçalar ve ayrıştırır. Böylece madensel tuzların toprağa geri dönmesini sağlar. Yeşil bitkiler bu madensel tuzları kullanır.

Enerji Piramidi
Bir ekosistemdeki tüm canlılar beslenme ve enerji ilişkilerinin büyüklüğüne göre besin zincirlerinden bir besin ağı oluşturur.

Yeşil bitkiler ekosistemin üreticileridir. Bitkisel üretimin bir bölümü bitkinin kendisi tarafından tüketilir. Geri kalanıysa bitkinin büyümesine harcanır. Artan besin bitki tarafından depolanır. Bu ekosistemdeki tüm canlıların enerji ve madde ihtiyacını karşılar. Yeşil bitkilere besin üreticileri denir.

Otçullar doğrudan doğruya besin üreticileriyle beslendikleri için birinci derece tüketicilerdir. İnek koyun keçi vb. hayvanlar otla beslenir. Bunlar bitkilerden aldıkları besinlerin bir kısmını sindiremeyerek dışarı atarlar. Sindirilmiş besinlerin bir kısmı büyüme ve gelişmeye harcanır. Bir kısmı da enerji sağlar. Giren enerjinin bir kısmı da üst basamağa geçer.

Etcil canlılar; koyun,inek vb. otçul canlılarla beslenir. Bunlar otçullardan aldıkları besinleri olduğu gibi vücutlarına katamaz. Aldıkları besinlerin bir kısmını sindiremeyerek dışarı atarlar. Sindirilmiş besinlerin bir kısmı büyüme ve gelişmeye harcanır. Bir kısmı da enerji sağlar. Giren enerjinin bir kısmı da üst basamağa geçer. Bu suretle önemli miktarda madde ve enerji azalır.

Üreticilerden otçullara otçullardan etçillere etçillerden de etçil-otçullara geçen enerji ve besin miktarı azalır.

Etçik-otçul hayvanlar da etçil ve otçullardan aldıkları besinleri olduğu gibi vücutlarına katamaz. Giren enerjinin bir kısmı üst basamağa geçer.

Besin zincirindeki canlı türlerinden birinin azalması veya aşırı artması halinde bundan diğer canlılar da etkilenir. Mesela fareleri yiyerek yaşamını sürdüren yılan ve kedi gibi hayvanların yok edildiği ortamlarda fareler aşırı ürer.

Bazı Zararlı Maddeler Besin Zinciri Yoluyla İnsana Nasıl Ulaşır
Sebze ve meyveleri parazit canlılardan korumak için yetiştiriciler tarım ilaçları kullanırlar. Kullanılan tarım ilaçlarının bir kısmı sebze ve meyvenin üzerinde kalır. Bu besinler iyice yıkanmadan yenirse ilaçlar sindirim yoluyla insan vücuduna girer. Ayrıca bu ilaçlar sulama sularıyla toprağa da ulaşır. Bunlar bitki kökleri tarafından emilerek bitkinin hücrelerine kadar gelirler. Böylece bu sebze ve meyveleri yiyen insan ve hayvanlara zararlı kimyasal maddeler geçer. Bu kimyasal maddeler insan ve hayvanların hastalanmalarına hatta ölümlerine sebep olur.

Besinleri Sıvı Halinde Alan Canlılar
Sindirim sistemi gelişmemiş canlılar besinlerini sıvı halde alırlar Bağırsaklarda parazit olarak yaşayan solucanlar ve tenyalar sindirilmiş besinleri tüm vücut yüzeyleriyle emer.

Mayalar küfler ve bakterilerin büyün bir kısmı çürükçül olarak yaşar. Bunlar besinlerini sıvı halinde alır. Bu canlılar ihtiyaçları olan organik besinleri kokuşmaya yüz tutmuş bitki ve hayvan artıkları üzerinden emer.

Bit pire gibi canlılar insan ve memeli hayvanların derisi üzerinde asalak olarak yaşar. Bunlar delici ve emici olan ağızlarıyla deriyi delerek kan emer.

Çürükçüller
Çürükçül canlılar doğadaki madde dönüşümünü sağlar. Bunlar organik karbon bileşiklerini karbondioksit su ve alkol meydana getirecek şekilde parçalar. Azotlu maddeleri kokuşturarak yapı taşlarına ayırır. Bu sebeple çürükçüller madde çevriminde önemli rol oynar.

Böcek Yiyen Bitkiler
Böcek yiyen bitkiler yaşamları için gerekli besini böceklerden sağlar. Bu bitkilerin yaprakları böceği yakalayacak ve sindirebilecek yapıdadır. Mesela su ibriği bitkisi böceklerle beslenir.

2.Yaşama Şekline Göre
Bazı canlılar besinlerini kendileri yapamazlar. Bu canlıları ortak yaşayanlar ve parazitler olmak üzere 2 gruba ayırabiliriz.

1-Ortak Yaşayanlar
Bu yaşama şeklinde iki veya daha çok ortam vardır. Ortak yaşama 2 şekilde olur.

A)Tek Taraflı Ortak Yaşama (Kommensalizm)
İki ortaktan biri diğerine zarar vermeden bu ortaklıktan yararlanır. Örneğin köpek balığının karnına tutunarak onunla birlikte yer değiştiren küçük bir balık ondan yararlanır. Fakat köpek balığına zarar vermez. Köpek balığı bulduğu besini yerken ondan dağılan artıklar küçük balığın yemi olur. Bu ortaklıkta kârlı olan küçük balıktır. Köpek balığı bu durumdan ne yararlanır ne de zarar görür.

B)İki Taraflı Ortak Yaşama (Mutualizm)
Karşılıklı fayda esasına dayalı bir yaşama şeklidir. En güzel örneğini likenlerde görürüz.

Liken birliğini ilkel bir mantarla yeşil su yosunu meydana getirir. Birlikte yaşamalarına rağmen ne mantar ne de yosun kendi özelliklerini kaybetmiştir.

Mantar klorofilsiz olduğu için besin yapamaz. Lifleriyle su depo eder. Bu suyu kökümsü tüyleri olmayan su yosununa geçirir. Ayrıca solunumu sonucu ortaya çıkan karbondioksiti de su yosununa verir.

Su yosunu klorofilli olduğu için fotosentezle besin yapar. Mantardan sağladığı su ve karbondioksidi fotosentezde kullanır. Mantar da gerekli besini su yosunundan alır.

3-Parazitlik
İki canlının birlikte yaşadığı bir yaşam biçimidir. Bu ortak yaşamda canlının biri yararlanırken diğeri zarar görür.

Parazit başka bir canlının organik maddeleriyle beslenir ve ona zarar verir. Bu tür yaşamada bir taraf için fayda diğer taraf içinse zarar söz konusudur.Vücut içindeki parazitliğe iç parazitlik vücut dışındaki parazitliğe de dış parazitlik denir.

Bağırsak solucanı tenya gibi hayvanlar iç parazitler bit pire tahtakurusu Kene gibi hayvanlar da dış parazitlerdir. Parazitler insanda çeşitli rahatsızlıklara neden olur. Parazitlerin salgıladığı zehirli maddeler sağlığa çok zararlıdır

Kaynak:internet siteleri

fen bilimleri

121847
0
0
Yorum Yaz